ARİSTO MANTIĞININ SONU MU?

ARİSTO MANTIĞININ SONU MU?

Gazali öncesi İslam âlimleri dine aykırı olduğuna inandıkları metafiziğin temelini teşkil eden mantığın İslamda yeri olmadığı kanaatini taşımaktaydılar. Onlar, mantığın kabulünden er geç metafiziğin ve felsefenin de kabul edilmesine yol açabilir diye kaygı duyuyorlardı Gazali zamanına kadar bütün âlimlerin icmaı ve ittifakı ile haram, en azından gayrimeşru ve nahoş bir bilgi alanı sayılan mantık onun çabalan sonunda dinen aklandı ve bütün dini ve akli ilimlerin temeli haline getirildi. Ondan sonra ‘Farz-ı Kifaye’ sayıldı ve asırlarca medreselerde okutuldu. Gazali mantık ilmine caiz demekle kalmadı, ‘bu ilmi tam olarak kavramamış olanların ilmine esas itibariyle güvenilemez’ dedi. Hatta burada da kalmadı. Kur’an’ın temelinde bu formel mantığın yattığını, tüm resullerin bu mantığı kullandığını ve onun Allah katından Cebrail vasıtasıyla yeryüzüne indirildiğini ve onu vaz’edenin ve mualliminin bizzat Allah olduğunu da açıkça ileri sürdü.[1]

Okumaya devam…