Tasavvuf’un İslam Sonrası Kaynaklarından İhvan-ı Safa;

İhvan-ı Safa;

İslam dünyasını büyük ölçüde etkilemiş olan İhvan-ı Safa [1]; H.4 yüzyılda Basra’da ortaya çıkmış, dinî, felsefî, siyasî ve ilmî amaçları olan, faaliyetlerini gizli olarak sürdürmüş organize bir topluluktur.[2] İhvan-ı Safa tanınmadan ne Tasavvuf, ne Felsefe, ne de Bâtınîlik tanınabilir.

Okumaya devam…

Sufilerin Âlemleri, Âlem-i Misal ve Âlem-i Berzah / Platon’un Felsefesi ve Bize Tesirleri;

Sufilerin Âlemleri, Âlem-i Misal ve Âlem-i Berzah

Âlem-i Misal ne demektir, İslam’da ve hakikatte böyle bir âlem var mıdır? Âlem-i Misal, Platon’un ideaları ve Ayan-ı Sabite ile aynı mıdır, yoksa ayrı ayrı şeyler midir?

Okumaya devam…

İmam Rabbani, Vahdet-i şuhud.

İmam Rabbanî

 

İmam Rabbanî, (1034/1624) de Nakşîlikte ıslahata girişmiştir. Daimi bir istiğrak haline girdiği sırada hocası Bakîbillah ile mektuplaşmaya başlayacak ve 536 mektuptan oluşan ‘Mektubat’ adlı eserini yazacaktır. İlk önce vahdet-i vücuda bağlı iken, sonraları vahdet-i şühud’a geçmiştir. Kendi ifadesine göre zilliyyet, ordan da abdiyyet makamına ulaşmıştır.

Okumaya devam…

RUHANİYET / RUHÇULUK / ANİMİZM

Ruhaniyet Denilen Şey Neyin Nesidir?

Günümüz müşriklerinin en görünür alamet-i farika’larından biri de, Peygamberin, ölmüş veya diri evliyanın ruhaniyetinden yardım istemeleridir. Nedir bu ruhaniyet? Nasıl bir şeydir? Ruhundan da demiyorlar. Peygamberin, şehitlerin, evliyanın, salih kulların ruhları güya her yerde hazır ve nâzır imiş! Bu ruhaniyetler de, insanlara himmet edip, yardımına koşuyormuş(!) Turkcell hattı gibi mübarekler! Çekmedikleri yer yok.

Okumaya devam…

Mevlana Celaleddin Rûmî;

Anadolu İslamı

Bugün halkımız, “Türkiye dindarlığı” ile iftihar eder. Bizim Mevlana’mız ve Yunus Emre’miz var, biz İslamı en iyi anlayan ve yaşayan bir milletiz diye övünürüz. Özellikle TRT yıllarca dini proğramlarda Mevlana ve Yunus’u işlemiştir. Şimdi bu iki zatı farklı bir açıdan ele alalım!

Okumaya devam…

İnsanın Ruh’u Var mıdır?

İnsanın Ruh’u Var mıdır?

İnsan genellikle bildiklerinden emindir. Doğru bildiğini zannettiklerini nadiren sorgular. Hele bir konuda insanlar arasında geçmişi çok eskilere uzanan bir fikir birliği / konsensüs oluşmuşsa kimse doğru bilinenleri sorgulama cesaretini kendinde bulamaz. Ruh konusu da bunlardan biridir. İnsan doğasının madde ve ruh olarak birbirlerinden ayrı iki cevherden mi, yoksa bir tek maddi cevherden mi oluştuğu sorunu, insanlık tarihi kadar eski bir tartışma konusudur.

Okumaya devam…

Uzayda Hayat Var mı?

Uzayda Hayat Var mı?

Soruya bak! Ne kadar da sıradan! Uzay çağında yaşıyoruz ku­zum, etrafımızda bu kadar UFO’ lar, vızır vızır dolaşırken, ada­m çıkmış, “Uzayda hayat var mı?” diye başlık atmış. Hem de bi­limsel olduğunu iddia ettiği kitabına, diyenleriniz olabilir.

Okumaya devam…

13,5 Milyar Yıllık Bekleyiş ve Mutlu Son

13,5 Milyar Yıllık Bekleyiş ve Mutlu Son

Modern kozmoloji kurulup ortaya çıkalı yüz yıl olmaması­na rağmen, düşüncelerimizde büyük değişiklikler oluşturmuştur. Evrene ve zamana bir başlangıç vermiş, Kozmoz’un yaratıldığını kör gözlere bile gösterebilmiş, Kâinatın yaratılı­şından kalan kozmik fon radyasyonunu radyo dalgası olarak dinletmiştir. Modern kozmoloji bize en yakın Próxima Centauri Yıl­dızı; 4,3 ışık yılı en yakın galaksi; 2 milyon ışık yılı uzakta, en uzak galaksi­lerin ise 12 milyar ışık yılı uzaklıkta olduğunu, karadeliklerin maddeyi ve uzayı dev birer elektrikli süpürge gibi yuttuklarını göstermiştir.

Okumaya devam…