PEYGAMBERİ DOĞRU ANLAMAK

Peygamber deyince ilk aklınıza gelen nedir? Sakal bırakmak, sarık sarmak, cübbe giymek, oturarak yemek yemek, misvak kullanmak ya da namazın sünnetleri, Öyle değil mi? Biz peygamberin sakal-ı şerifini, hırka-i saadetini, şemail-i şerifini öne çıkardık. Yeryüzünü, gökyüzünü mucizât-ı ahmediyye ile doldurduk. Lakin onun risaletini, getirdiği ölümsüz ilkeleri göz ardı ettik. İnsanlar hırkasını ziyaret için birbirlerini çiğniyor. Lakin onun Kur’an’ı uygulama metoduna, sünnet-i seniyyesine, sırtlarını dönüyorlar. Hz. Aişe annemize iftira atan, sonrada öldükten sonra peygamberin gömleği ile kefenlenmeyi tavsiye eden Abdullah b. Ubeyy’e halimiz ne kadar da benziyor. İslamı bin bir hurafe ve iftira ile dolduruyoruz, sonra da onun sakalını öperek paçayı kurtarmaya çalışıyoruz. Okumaya devam…

ABDESTSİZ MUSHAF’A DOKUNULUR MU?

Bu çalışmamızda üç bölüm var. Önce Kitaba başvuracağız. Sonra Sünnete, son bölümde de Mustafa İslamoğlu’nun bir makalesini aldık.

Soru: Vakıa Suresi’nin 79. ayetinde bahsedilen dokunma nasıl bir dokunmadır? Kuran’a abdestsiz dokunamazsınız diyenler bu ayeti delil gösteriyorlar. Ezbere ayet okuyabilirmişiz de, onun yazılı olduğu kâğıda dokunamazmışız. Bu nasıl bir anlayış? Kâğıdı mı kutsuyoruz?, Ayeti mi? Kuran ayetlerinin bulunduğu kağıda dokunmak haram(!), Kuran ayetlerini düşünmek, üzerlerinde kafa yormak serbest. Oysa; Ayetleri düşünmek, kağıdı ellemekten daha büyük suç olduğundan, abdestsiz düşünülmemeli.(!) Okumaya devam…